
Bir Ömre Bin Ömür Sığdırmak
“Ben sana demiştim ama, değil mi!”
“Benim de bir bildiğim var yani…”
“Söylediklerimi kaâle almazsan başına böyle işler gelir.”
Bu cümleleri kim söylerse söylesin duymak pek kimsenin hoşuna gitmez. Hele ki bazı seçimlerinde yanılmışsa ve söyleyenleri de söylenenleri de başından dikkate almamışsa. Kendi seçimimize göre yaşadıktan sonra “ben sana söylemiştim“ diyenlere kızar.
Kızdığı aslında kendisidir ama çoğu zaman başkasına kızmak daha kolay gelir. İnsan hatası olduğunda, sorumluluğunu almayı reddedebilir. Sorumluluk almayınca, yaşadıklarından ders de çıkaramaz. O konuda deneyimli kişilerin tavsiyelerini değerlendirmeden, kendisi yaşayarak öğrenmeyi tercih eder. Bu, genel davranışı ise kişi, zamanla bir sarmala girer. İsimler ve mekanlar farklı olsa da aynı problemleri tekrar tekrar yaşar.
“Of anne ya… Yine açtın ağzını!“
“Sen kaç kere iş yeri açtın ki! Şimdi bana akıl veriyorsun?”
Peki, deneyim kazanmak için illa yaşamak mı gerekir?
Arkadaşımızın sürekli tertemiz olan evinden etkilenir ve işin sırrını bizimle paylaşmasını isteyebiliriz. Çocuğunu iyi yetiştirmesinden etkilenip o kişiden tavsiye alabiliriz. Bir şey satınalırken sadece güzelliğine bakmayıp, kullanıcıların deneyimlerine başvurabiliriz.
Küçük ya da büyük olması fark etmez. İnsanın her zaman deneyimlerden faydalanmaya ihtiyacı vardır. Bizimle ilgili olsun olmasın, olayların sonucunu değerlendirmek, onlardan ders çıkarmak önemlidir.
Bazen deneyim, iş hayatında karşımıza çıkar.
“Kafeyi açalı iki ay oldu, işler çok iyi! Yandaki dükkânı da kiralayacağım.”
“Arkadaşım, biraz daha zaman geçsin, acele etme! Bu işin daha yazı var, kışı var. Büyüklerimiz öyle derdi, bilmez misin? Daha bir yıl dolmadan işi büyütmeye nasıl cesaret ediyorsun?”
“Sen kaç kere kafe açtın ki?”
Bazen bir annenin yıllara dayanan tecrübesinde gizlidir.
“Kızım, çocuğun ayak bileklerine, el bileklerine sirkeli su sür. Sonra güzelce ılık duş aldır. Öyle doktora götür, havale geçirebilir.”
Bazen çok basit bir yolculukta söylenir.
“Abi, o yolda trafik var, geç kalacağız. Şuradaki yol kestirmeden götürüyor.”
“Sen navigasyondan daha mı iyi biliyorsun?”
Bazen de küçücük bir çocuğun yaşayıp öğrendiğidir.
“Babacığım! Dondurma yedikten sonra su iç, yoksa boğazın acır.”
“Ablam masasını çok dağıtıyor, hiçbir şeyini bulamıyor. Annem ona kızıyor. Ben masamı düzenli tutuyorum. Aradıklarımı kolayca buluyorum”
“Akşamları boyum uzasın diye erken yatıyorum çünkü abim de öyle yapmış.”
İş hayatından aile hayatına kadar, büyüklerin tecrübelerinden küçücük bir çocuğun yaşadığına kadar; birçok yerden deneyim ve bilgiye ulaşabiliriz. Öyleyse her şeyi tekrar tekrar kendimiz keşfetmemiz gerekir mi?
İnsanın yaşadığı olaylardan deneyim çıkarması çok kıymetli. Çevresinde yaşananları gözlemlemesi de önemli. Çünkü insan kısa ömründe başarılı ve mutlu olmak ister. Hayatında yanılmak ve kaybetmek istemez. Ama her şeyi yaşayarak öğrenmeye de vakti yetmez. Bu yüzden deneyimlere ihtiyacı vardır.
Bir ömre kaç kişinin ömrünü sığdırabiliriz? Başarılarını, başarısızlıklarını, mutluluklarını, kalp kırıklıklarını…
Kaç kişiden, kaç olaydan ve sonuç değerlendirmesinden deneyim alırsak, o kadar insanın ömrünü ömrümüze katmış oluruz. Deneyim almak hayat kalitemizi arttırır. Hatalarımızı ve kayıplarımızı azaltır. Böylelikle hayatımız daha konforlu hale gelir. Bir ömre, bin ömrün deneyimini sığdırabilir.
“Ben sana bunu söylemiştim ama!”
Mesele bu cümleyi sonradan duymak değil. Asıl mesele söyleneni önceden değerlendirebilmek, deneyimlerden öğrenmeye açık olabilmektir. Sonunda da öğrendiklerimizi kendi hayatımıza uygulayabilmektir.
Her şeyi yaşayarak öğrenmeye bir ömür yetmez. Fakat, başkalarının deneyimlerinden öğrenmeyle bir ömre bin ömür sığabilir.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 4 tepki
Yorumlar (29)
Ayten dedi ki
2 Ekim 2026Bir şey yapmaya karar verdiğimde, kendime bir hedef belirlediğimde; en güvenilir yeri bulup, oradan deneyim transferi yapmak, hedefi 12'den zahmetsizce vurmak gibi. Çok kazançlı. Bazen yanılabiliyoruz. Çok istiyorsak: "ben yaşayarak öğreneceğim" diyebiliyoruz. Oysa kısacık ömürde her şeyi kendimiz keşfetmemiz çok maliyetli. Ne güzel anlatmışsınız..
Emine Arslan dedi ki
11 Ekim 2026Deneyim elde etmiş kişiler candır. Maalesef her zaman soramıyoruz bildiğimizi okuyoruz.
Sibel dedi ki
5 Ekim 2026İnsanoğlu çok basit şeyleri sorarken hayatımızı etkileyebilecek kararlarda kendi bildiğini yapmak istiyor
Işık dedi ki
8 Ekim 2026İnsan öğrenmek isteyince öğretmen çok. Bazen arkadaş, bazen yönetici, bazen bir ağaç ya da bir kuş… illa denemek gerekmez insan çevresini gözlemlerse öğrenir…
eylem dedi ki
8 Ekim 2026her şeyi bildiğimizi sanıyoruz. her şeyi bilmek mümkün mü? ben her şeyi bilseydim o zaman diğer insanlar neden benim çevremde ve benden farklı farklılar? ilk başta her şeyi bilmediğimizi kabul etsek hayatımız o kadar kolaylaşacak ki...
Hadice Arslancan dedi ki
8 Ekim 2026Bir ömre bin ömür 😊
Dilek Ulutaş dedi ki
8 Ekim 2026Aslında bizim için şimdiki zaman, başkalarının deneyimlerini, tecrübelerini ve nasihatlarını ciddiye almadığımız zamanlar.Yani her zaman.
Nereden anlıyoruz?
Çünkü insan her yaşta, geçmişte kendisine söylenenlerle ilgili
keşkeleri hep var.
Hayat farkına vardığın zaman başlıyorsa, şu anda bana tecrübelerini aktararak farkındalığımı kazandırmaya çalışan insanların ,gelecekteki bana hizmet etmelerine izin vermem. 🌸🤍Meltem UZUN dedi ki
9 Ekim 2026Burnunun dikine gitmemesi gerektiğini burnu sürtünce anlayan insanoğlu :)
Nuran Öz dedi ki
9 Ekim 2026Her şeyi yaşayarak öğrenmeye çalışmak çok maliyetli oluyor. Yaşanmışları deneyimlemek pratik bir öğrenme. Maliyeti az. Sadece deneyimlediğimiz bilginin gerçekliğini ayrıştırmak yeterli...
Berker K. dedi ki
11 Ekim 2026Dışardan duyunca hak verilen öyküler insanın kendi başına geldiğinde bunda bir detay var yada bu öyle değil diyesi geliyor ama sadece kendisi olduğu için kişi gerçeği göremiyor
Kadriye Şentürk dedi ki
11 Ekim 2026Kime sorsak insan hayatta mutlu ve başarılı olmak ister.Bunun kısa yollarını anlatmışsınız çok güzel ve faydalı bi yazi olmuş yüreğinize sağlık .
Sinem dedi ki
11 Ekim 2026İşin ehlini bulduğumuz zaman aldığımız deneyim transferi bir anda ilerletiyor bizi. Daha konforlu, daha güvenli bir alana geçiyoruz. Başarıya götüren bir yol haritası gibi.
İpek K dedi ki
11 Ekim 2026Gerçekten tekrar keşfetmeye, yaşayıp olumsuz sonuçlar yaşamaya ne gerek var! Çevremizde formülü var sonucuyla birlikte. Bir ömre bin ömürün deneyimlerini katmak hayatımı daha kolaylaştırır, daha anlamlı ve daha güzel yapar.
Daha önce o pilav tam kıvamında yapılmış, yöntemi var. Bu çok büyük bir konfor gerçekten. Risk alarak kayıplar yaşayarak ömrümüzü heba edebiliyoruz sonra da kendi dışımızda her şeyi suçlayabiliyoruz ne yazık ki!Tülin D dedi ki
11 Ekim 2026Bazen başımıza gelen bir olayı sadece biz yaşıyormuşuz gibi davranıyoruz, çevremizdeki bu tür olayları yaşayan insanların söylediklerini dikkate almıyoruz. Oysa benzer olayı yaşayan kişinin olumlu veya olumsuz sonucu, bize problemimizi çözmede büyük katkı sağlayacaktır.
Seçilen Öztürk dedi ki
11 Ekim 2026İnsanın hayatta her şeyi keşfetmesi için hiç zamanı yok. En güzeli başkalarının deneyimlerinden de faydalanmak.
Ceyda Dede dedi ki
11 Ekim 2026Deneyimlerin saklanması ve nesiller boyu aktarımı o kadar önemli ki. Günlük hayat rutinimizden diğer bilim dallarının oluşmasına kadar bir çok konu buna bağlı desek az olmaz. Değerlendirmeyi bilenlerden olmak kıymetli olan.
sümeyra karlıdağ dedi ki
11 Ekim 2026Yemek yaparken biraz kabartma tozunu kaçırsak hemen bir sonrakine dikkat edeyim dedik, çorbanın tuzunu az fazla atsak bir sonrakine daha temkinli davrandık. Terziye verdiğim paça ayarı tutmayınca bir sonrakine terazinin kendisine ölçü aldırdık... hayatta bir çok yerde aynı hatayı yapmamak için aman aman deyip tedbir aldık...
Peki ya ilişkilerimiz, ticaretimiz, evliliğimiz, çocuklarımız, alışverişimiz konusunda?
Neden aynı hataları tekrar tekrar yaptık da yöntem değiştirmek aklımıza gelmedi?Fatma B dedi ki
11 Ekim 2026Ya hep sorulur ya, çok gezen mi, çok okuyan mı bilir diye. İlk duyduğumda çok düşünmüştüm. Bu makaleyle cevap herkese geliyor. İşin aslı nedir, doğrusu nedir, abi artık bir kere de hata yapmayalım, düşe kalka büyümeyelim diyenlere şiddetle tavsiye edilir.
Melek Hekimhan dedi ki
11 Ekim 2026Deneyim olmasa , herşeyi sil baştan yaşayarak öğrenmek zorunda olsak hayat ne kadar zor olurdu.
Elif A. dedi ki
11 Ekim 2026Deneyimli ne demek?
‘Deneyimli eleman aranıyor!’ Derken öğrenmeye açık ve doğru değerlendirme yapabilen anlamlarını içerdiğini iş arayanlar da bilmeli 😌Seba dedi ki
11 Ekim 2026Hayatımızda ne kadar deneyim transferi yapsak o kadar böyle bir faydası olsun ki, sonunda “Keşke seni dinleseydim” ya da “Keşke bunu daha önce bilseydim” demek zorunda kalmayalım.
Zeki dedi ki
12 Ekim 2026İnsanların çoğu kendini çok zeki zannettiği için başka insanların fikirleri , düşünceleri , deneyimleri çoğunlukla pek bir anlam ifade etmiyor. Taaaki dibin dibini görene kadar . O zamanda iş işten gerçekten geçmiş oluyor . Oysa yazarında dediği gibi olayların başında deneyimleri ciddiye alsa insan kibirlenmese başkalarına hayat çok daha kolay olurdu .
Murat Y dedi ki
12 Ekim 2026İnsanoğlunun herşeyi öğrenmeye zamanı yetmez mesele karşılaştığımız olaylardan deneyim elde ederek yola devam edebilmek ..
Gülay dedi ki
12 Ekim 2026Başkalarının deneyimlerinden faydalanmak bize hazır verilen yol haritası gibidir. İsteyen o haritadan kolaylıkla hedefine ulaşır isteyen de kendi bildiği yoldan deneme yanılmalar yaparak hedefine ulaşır.
selçuk canbilek dedi ki
13 Ekim 2026Akıntıya karşı veya akıntıya doğru yüzmek arasındaki fark gibi. Deneyimlerden faydalanmak ne büyük konfor...
Fatih B. dedi ki
19 Ekim 2026Bu dünyada sadece bu problemi ben yaşamıyorum o yüzden sorsam da sormasam da o konudaki gelen doğru yönteme uyumlanmam gerekiyor. Burada ego yapacak bir şey yok hayatta her şeyi bilemeyiz sonuçta... 😉
Melike Ç. dedi ki
21 Ekim 2026İnsan her şeyi yaşayarak öğrenmeyi bir duruş bir karakter gibi algılıyor. Aslında en zorudur yaşayarak öğrenmek.
Hilâl dedi ki
22 Ekim 2026<Bir ömre bin ömür sığdırabilmek, çok yüksek bir konfor sağlar insana. Kalite, geçmişin deneyimini geleceğe taşımakla sağlanır ancak..
Özlem Ö dedi ki
25 Ekim 2026Her şeyi deneyerek öğrenecek bir ömrümüz yok ama bin ömür yaşayacak imkanımız var, yeter ki bunu değerlendirelim.
