
Hayatın ve Mücadelenin Ritmi
Sabahın ilk ışıkları ile güneş yavaş yavaş yeryüzünü aydınlatır. Arılar, ağaçlar, böcekler, kuşlar ve aynı zamanda insanlar için yeni bir gün. Aslında her gün, yeni bir başlangıçtır. Herkes için, her şey için öyle değil mi? Hayatın bu ritmi, aynı zamanda yepyeni çaba ve mücadeleleri de beraberinde getirir.
Bir ağaç fidesi topraktan yeni çıkarken zorlanır. O cılız dallarıyla rüzgârda sallanırken veya üzerindeki kardan eğilir. Bazen yapraklarına bir hayvan dadanır. Bir kuş, gövdesinde yara açıp yuvalanır. O güçlüklerle baş etmek kolay değildir ama verdiği mücadele ağacı daha da güçlendirir. Öyle büyür ki ona bakarken üst dalları görmek artık çok zorlaşır. Hergün türlü güçlükle karşılaşmıştır ama o güçlükler gerçekte, onu hayata bağlayan ve canlılığını artıran birer sebeptir.
Bir kedi, tüm dikkatiyle avlamayı hedeflediği karganın yanına yaklaşır. Uzaktan avını görüp bütün kaslarıyla o tek hedefe odaklanır. "O bir kuş, ben uçamam, onu avlayamam.” demeden, en iyi sıçramasını yapmaya hazırlanır. Her şartta mizacının gereğini yapar; avlanmak için bir hamlesi ve bir çabası vardır. Hamleyi yapar, kuş uçup gider ama kedi "Yakalayamadım" diye hayata küsmez. Deneyimini alır ve hiçbir şey olmamış gibi yeni bir av gözler.
O dut ağacının altına dökülenleri yemeye gelen ve buna erinmeyen kaplumbağa gibi. Oraya nasıl geldiği, ne zaman yola çıktığı bilinmez ama o da büyük bir çaba içerisindedir. Bir salyangoz, yağmurdan sonra ortaya çıkar. Caddenin ortasında, çiğnenme riskine rağmen ilerler. Yuvadan düşmüş bir kuş, av olma korkusu taşır ama cılız kanatlarıyla uçmaya çabalar.
Bir bebek de öyle değil midir? Annesinin memesini ararken, gazını çıkarırken ve bir türlü uykuya dalamıyorken hayat mücadelesine başlar. Her doğan güneş, her yeni gün yepyeni problemlerle çıkar karşısına. Öğrenmesi gerekenlere, beceri geliştirmesi gerekenlere her gün yenisi eklenir. Kendi kendini eğlendirmeyi, başkasıyla paylaşmayı, olayları anlamlandırmayı bilmelidir. Her gün hayat yeni sorular sorar, yeni problemler sunar.
Adı problem olunca kimse istemez ama insan, problemleri çözdükçe güçlenir. Yaşadıklarını deneyimselleştirdikçe gelişir, karşılaştığı problem kalitesi değişir. Hayatın ve mücadelenin bu ritmini yakalayana ise süreklilikte hayat da o kadar karşılığını verir.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 4 tepki
Yorumlar (6)
Ayten D. dedi ki
25 Eylül 2026Ne güzeldir, insanın gelişmek, dönüşmek ve hedefine ulaşmak için azmetmesi, o uğurda ödenen bedeller başka acı gibi görünse de sonrasında sohbetlere konu olan güzel deneyimler olarak anlatılırlar.
Doğada da, hiçbir canlı, yaşadığı olumsuzluklardan etkilenip, hareketi durdurup, hedeflerinden vazgeçmez. Avlanamamışsa, bir sonrasına devam eder mesela..Atilla G. dedi ki
11 Ekim 2026Problemi çözdükçe güçleniyor insan. Ama şikayet ettikçe çözüm marifeti azalıyor. Doğada şikayet eden tek canlı insan
SEMA dedi ki
11 Ekim 2026Kedi bile avını yakalayamadığında bir sonraki fırsatı beklerken, biz bazen tek bir başarısızlıkta bütün hevesimizi kaybediyoruz. Peki gerçekten başarısızlığa mı yenildik yoksa sabretmeyi mi unuttuk...
sümeyra karlıdağ dedi ki
11 Ekim 2026Bir bebeğin 9 ay 10 gün sonunda annesinin karnında sıkışması, ipek böceğinin kozanın içinde sıkışması... insanında sıkıştığı anlar var.. yaşarken zorlandığı... doğmak yani... çözüm marifetini geliştirip olgunlaşmak...
İpek K dedi ki
17 Ekim 2026Ne güzel bir ifade “Hayatın ve mücadelenin ritmi” Müzik notaları gibi satırlarında inişli çıkışlı.
Yaşantımızda da inişli çıkışlı zamanlarımız olsa da her inişte sıçrayarak daha güçlü yükselebilmek, her çıkışta da haddini bilerek hayatın ritmini yakalayabilmek ne kadar kıymetli. Ve her canlının kendine özgü bir ritminin olması, yaşamının akış melodisi değil mi?… ☺️Hilâl dedi ki
22 Ekim 2026Gerçekten de adı problem olunca kimse istemiyor ama aslında problem çözmeden insanın yücelme şansı yok.
