Döngü-Duvar-Çıkış

Ahmet her sabah, yeni güne isteksiz bir oflamayla başlardı. Alarmın sesi, onu uyandırmaktan çok aynı güne tekrar çağırıyor gibiydi. Akrep ve yelkovan hiç yorulmadan dairenin içinde dönüyor, Ahmet de onlardan farksız aynı okul günlerinin etrafında dolanıyordu. Kendisini, bitmek tükenmek bilmeyen bir döngü içinde hissediyordu. Okul, ödevler, sınavlar, dersler… 

Akşam yemeğinden sonra ödevlerini isteksizce bitiriyordu. Gözleri ağırlaştığında defterlerini kapatıp yatağa giriyordu. Ertesi gün, yine aynı döngü vardı. Değişen tek şey takvim tarihiydi ve Ahmet’in motivasyonu kaybolup gidiyordu.

Bu durumu bir süredir rehber öğretmenin dikkatini çekiyordu. Bir gün öğle tatilinde onu odasına çağırdı. “Ahmet biraz konuşalım ister misin? Her şey yolunda mı?” 

Ahmet, bir türlü çıkamadığı döngüyü artık anlatması gerektiğini hissetti.

“Öğretmenim, her gün okula gel, eve git, ders çalış… hayatım çok monoton. Sanki bir döngünün içindeyim ve çıkamıyorum. Bu da bende, tarif edemediğim bir boşluk ve anlamsızlık hissi uyandırıyor.” 

Öğretmeni Ahmet’i dikkatlice dinledi. 

“Ahmetciğim, sınavların iyi, öğretmenlerin senden memnun. Peki yaptığın tüm bu çalışmalarınla nasıl bir duvar örmek istiyorsun? Neden ders çalıştığını hiç düşündün mü?”

Ahmet, bir an duraksadıktan sonra cevapladı: “Sınavları geçmek, okulu bitirmek için.”

“Evet ama sadece sınıf geçmek ya da diploma almak yeterli mi? Sen neyi hedefliyorsun?”

Ahmet’in, kendisini motive edecek bir hedefe ihtiyacı vardı. Öğretmeni konuşmaya devam etti:

“Bir hedef; aldığın her dersi, yaptığın her ödevi anlamlı kılar. Hedef olmazsa, bilgiler aklında dağınık durur. Bir de bir amacın olursa…”

Öğretmeni, ona hedef ve amaç arasındaki farkı ve ilişkiyi anlattı.  Mesele, hangi dersi aldığı değil, bu dersleri neden aldığıydı.

“Sanırım şimdi anlıyorum,” dedi Ahmet. “İnsanın neden okuduğunu bilmesi gerekiyor.”

Öğretmeni gülümsedi. “Aynen öyle! Yoksa birbiri ile alakasız tuğlaların olur ama bir duvar öremezsin.

O günden sonra alarm yine çaldı, dersler yine erken başladı. Sınavlar hâlâ vardı ama artık Ahmet’in de bir hedefi vardı. Öğretmeniyle yaptığı görüşmeden sonra çok düşünmüş ve isteklerinin arasından, pilot olmayı seçmişti. 

Son görüşmelerinde “Neden pilot olmamalısın peki?” diye sordu öğretmeni. Ahmet, bu soru karşısında şaşırdı, ters köşeye top atılmış gibi hissetti. “Sadece pilot olmak, istiyorum.” Diyebildi usulca. Öğretmeni zorladı ve sorusunu yineledi: “Neden pilot olmamalısın?”

“Çok para kazanmak için ya da bir sürü yer gezmek görmek içinse, bunlar hedef değil. Uçmak çok eğlenceli, ben de eğlenmek istiyorum demek hiç değil. Egonu tatmin etmek ya da toplumda bir konum sahibi olmak ise bu da bir hedef değil.  Teknoloji kullanma hevesi ise adı üstünde heves. Yani bu da bir hedef değil. Özgürce uçmaksa, yüzlerce kurala tabii uçulduğunu bilmen gerek. O halde şimdi yeniden düşün, neden pilot olmak istiyorsun?” 

“Öğretmenim ben seyahat etmeyi ve öğrenmeyi seviyorum. Bilginin ve deneyimin kıymet gördüğü bir meslek pilotluk. Komşumuzun oğlu pilot ve ondan gözlemlediğim kadarıyla, sürekli aktif bir öğrenme var. Sonra, topluma böyle bir fayda sağlayacağımı düşünmek içimi kıpır kıpır yapıyor.” 

İşte şimdi duvar örmeye hazırsın” dedi öğretmeni. Ahmet’in modu değişmişti, bakışları, duruşu, hatta kalem tutuşu bile değişti. Amacını bulmuş, hedefini tanımlamış ve bu sayede döngüden çıkmıştı.

Anlamıştı ki bir öğrenci için asıl uyanış; sabah alarmı ile değil, kendisini döngüden çıkaracak soruyu sormasıyla mümkündü:

“Nasıl bir duvar örmek istiyorum?”  

19 Yanıt

  1. Tam da hayatımda bir boşluktayken çıkan bu yazı, bana neyi neden yaptığımı sorgulattırdı. İnsan hedefi olmadığı sürece hiçbir yerde istekli, başarılı veya mutlu da olamaz.

    Loading spinner
  2. Günümüzde gençlerin en önemli sorunlarından biri bence. Hedefi olan gençlere bakınca ne kadar düzenli ve başarılı olduklarını görüyoruz. Ama hedefi olmayanlar ne yapacaklarını bilemeyen serseri mayın gibi ortalıkta dolanıyor maalesef.

    Loading spinner
  3. Hareketlerimize anlam katan şey hedefimiz. Hedefimizi de amacımız anlamlı hale getiriyor. Amacı olmayan insan uzay boşluğunda yüzüyor gibi. Dümeni olmayan gemi gibi…

    Loading spinner
  4. Amacını, hedefini bulmuş insandan daha sağlam, daha keyifli yolda giden biri olur mu? Gerçekten de asıl uyanış bu! Bu güne dek başarıya ulaşmış insanlarda da görüyoruz…

    Loading spinner
  5. Çoğu öğrenci amacını bilmediği gibi, gerçek hedefini bile ortaya koyamıyor. “Hele bir puanı alalım, ona göre karar veririz ne olacağımıza” diyor. Bu da onda kafa karışıklığına ve sonuç olarak performans düşüklüğüne sebep oluyor.
    “Hayatta duvar örmek” çok güzel bir benzetme olmuş, emeğinize sağlık.

    Loading spinner
  6. Döngüye girdiğinde çıkış, hedeflerini tanımlamak işi çok kolaylaştırıyor.. Tanımlama iyidir..

    Loading spinner
  7. İnsanın yaptıklarını anlamlı kılan ve yapma motivasyonunu arttıran şey hedefi ve amacı. İnsana çok iyi geliyor ve farkındalık oluşturuyor yazınız. Kaleminize sağlık 🙂

    Loading spinner
  8. insan çabalar ama ne için neden dolayını çabaladığını bilmeden.
    Ama o çabalar belli bir hedef dogrultusunda olunca tuğlalar duvar olur…

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner